26 Ağustos 2014 Salı

GERÇEĞİ GERÇEĞİNDE EDİNMEK


                                                            Gerçeği Gerçeğinde Edinmek

            İnsan kulakları çok ama çok şeyler duyar, insan gözleri ise yine aynı şekilde çok ama çok şeyler görür. Ama bütün bu yoğun duymaya ve yoğun görmeye rağmen duyulan da, görülen de aslında kişinin kendi içselliğinin kendi yönlendirilişinde duyulanlar ve görülenlerdir. Yani aslında duyulanlar kişinin kendi duymak istediklerinden başka bir şey değildir. Görülenler de kişinin kendi görmek istediklerinden başka bir şey değildir. Aslında duyulan her şeyin ve elbette görülen her şeyin kendi olgularında kendilerine has anlamları, kendilerine has gerçeklikleri vardır. Bu gerçeklikleri algılamak için içteki gerçek olarak kabul edilen kişisel gerçekliklerin üstüne çıkılabilmesi esastır. Bu bir anlamda kişinin kendi algısı üstüne çıkmasıdır. Bu mantık üstü inancı yaşama edinmektir. Yani Yaratan'a suret olmayı yaşama edinmek. Ancak böylesi bir dışa çıkış için algılarından özgürlük getirecek ve içi dışla buluşturup içi dışa eşitleyecektir. Çünkü olgular ve veriler ancak kendi konumlarında olgular ve verilerdir. Ve kendi konumlarında algılandıklarında, kendi konumlarında duyulduklarında ve kendi konumlarında görüldüklerinde esas işlevlerini yaşamlara sunacaktır.İşte böylesine dünyaya sunulan verileri, sunuldukları ortamlarında kişisel olumlu ya da olumsuz değerlendirmelere tabi tutmadan algılamaya çalışmak ve bunu yaşam enerjisinin temel kaynağı saran Işıkla yapmak esas ruhsallığın başladığı noktadır. Ve kainat sunularını esas ruhsallığın başladığı noktada değerlendirmekse esas fiziğin ötesinde fiziğe hakim olan gerçekliği gerçeğinde edinmeye başlamaktır. 


 İ