YAŞAMA YÜRÜMEK
Aslında yaşama yürümek yaşadığımızın farkındalığına varabilmektir. Elbette doğal haliyle yaşayan insan yaşamı bir anlamda, istese de istemese de kendi üzerinde taşıyan, hatta her gün yaşamı soluyan insandır. Ama çoğu zamanda deniz içinde olduğunu bir türlü fark edemeyen balıklar misali, insan da yaşam gerçeği içinde olduğunun farkındalığından oldukça uzaktadır. Ve dolayısı ile böyle bir yaşam, geçmişle gelecek arasına sıkışmış bir yaşam olarak adeta yaşayan, ama esasında yaşamanın esas anlamını tam olarak üzerinde taşıyamayan bir yaşamdır. Oysa yaratılmış insan yaşama ve yaşamı üzerinde taşımaya yaratılmıştır. Ve böyle bir sorumluluk altında yaşam ancak artısı ve eksisiyle tamamen farkındalıkta kucaklandığında yaşamdır. Bu nedenle yaşama yürümek aslında yaratılma amacına yürümektir. Yaratılma amacına yürümekse doğal olarak öze, esasa yani yaratılmanın sebebi olan Yaratan düşünceye dolayısıyla Yaratana yürümektir. Ve bu yürüyüş aslında sürekliliği beraberinde getirir. Ve süreklilik ise sonsuzluğu bize çeken bir hareketliliktir ve bir saniye sonrasının sonsuz olduğunun habercisidir ve sonsuzu sürekli bize getirir. Kısacası yaşamın farkındalığında yaşama yürüyen kişi aslında sonsuzluğu ve sonsuzluğun Yaratanda sunulan bütün haz verilerini kendine çeken kişidir. Ve bir anlamda böyle bir kişi artık sonsuzluğun hacısıdır. Artık yaşam böyle bir kişinin üzerindedir. Ve daha da ötesi artık bu kişi yaşamdan geçen değil yaşam bu kişiden geçmektedir. Kısacası yaşam artık kişinin içindeki yolun gerçekliğidir. Ve bu gerçeklikte yol, gerçek ve yaşam bütününde kainatla kainata ve kainatta yaşanır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder