Sonsuzluğa Ölme
Sonsuzluğa ölme aslında
yaşamdan ölümü kaldırmadır. Ölümü kaldırma denildiğinde
hep akla gelen insanın ölümsüzlük arama gerçeğidir. Yani
ölümsüzlük aslında kaybın derin ızdırabı içinde, olması
istenilen, ama hiçbir zaman olabilecek olmayan bir büyük yanılsama
olarak bize tarif edilmektedir. Bu bu şekilde algılanır. Bir
tarafta dinsel yaklaşımlar, bunun böyle olmadığını ve esasın
ölüm sonrasına hedeflenmeyi gerektirdiğini irdelerken, dinsel
yaklaşımların dışında olanlar ise ölümsüzlüğü bir anlamda
özlemekle, istemekle elde edilebilecek bir gerçeklik ya da tamamen
eski dönem efsanelerinin bir sonucu olarak değerlendirme gayreti
içindedirler. Ama bütün bunların dışında bir başka gerçeklik
ise, aslında insanın daha önce karşılaşmadığı, ya da kavramı
kendi varlığında olmadığı bir gerçekliği bir türlü aklına
getirememesi gerçeğidir. Aslında bir de bu olguya bu boyuttan
bakmakta büyük fayda vardır. Mesela, “bardak” dediğimizde
zihnimize gelen şekil var olandan hareketle, var olanın zihnimize
anında ulaşmasıdır. O zaman bir diğer anlamda ölümsüzlük
arzusunun varlığı da bize, aslında var olan bir kavramın
zihnimize kendisini yansıtmaktan başka bir şey değildir. Bununla
birlikte çoğu zaman ölümsüzlük, bedenin ölümsüzlüğü ya da
yaşamın şu anda yaşadığımız şekliyle devamı ya da
devamsızlığı şeklinde bir tartışmayı da hep bize taşıyıp
durmaktadır. Oysa neden bir başka paralel boyuta sıçramanın
getirdiği herhangi bir yaşam tarifinin devamlılığına ölümsüzlük
adı veyahut tanımı verilmiş olmasın? İşte böylesi bir algı
içinde ölümsüzlük, aslında yaşayan ve sürekli bir döngü
içinde belli kıvrımlarla, paralelden paralele dönüşerek,
sürekli olarak zaman üstü bir kavramda ilerleyen bir gerçeklik
olarak karşımıza çıkar. Yani ölüm, aslında var olan varlığın,
yine varlık için de var olur bir biçimde yokluğundan başka bir
şey olmamakla birlikte, aynı zamanda döngüsel bir sistem içinde
ve süreklilikte Yaratan düşüncede belli bir hareketlilik halidir.
Hareket hali olmakla birlikte bir anlamda hareketsizliğin
hareketidir de denilebilir. Böylesi bir tanım içinde o zaman ölüm,
aslında bedenin ölmesi ya da ölmemesi değil, kişiye göre
kişinin kendi varlık algısının an içinde yok olmasıdır. Ve bu
aynı zamanda yaşam içinde dahi yaşanan bir gerçekliktir. En
azından mana yolunda ve Mesihi düzeyde yaşam ve ölüm
irdeleyişinin manevi tarafı, mana yolu tarafı budur. Yani bu
bedenin beden olarak ölmesinin yani bütüne dahil olmasının
dışında, bedenin taşıdığı o içsel hazzın ve içsel yaşam
işlerliğinin ölüm kavramı ile yaşarken de yüzleşmesinin söz
konusu olabilmesidir. Mesela, yaşamın bütün verilerine karşın
bu verileri görmeksizin yaşamını yaşamaya kapatan ve her şeyi
sadece negatif açıdan değerlendiren, belli içsel sıkıntılar,
psikolojik zorluklar içinde yaşam sürdüren bir çok kişi,
yaşamda olmalarına rağmen aslında yaşamıyor gibidirler. O zaman
ölümü kaldırmak gibi bir kavram, bedenin terk ediliş gerçeğinin
ortadan kaldırılması demek değildir. Böyle bir kavram yaşamın
sıradan algımızdaki ölümün ötesinde ölümleri içerdiğini ve
bu durumun sonsuzlukta anlam bulacağını bize sunan bir kavramdır.
Kısacası yaşamın edinimlerde yaşam olduğunu bize
hatırlatmaktadır . Bu bağlamda ölümü kaldırmak ile insanın
sınırlı ve negatif bakış açısı arasında oldukça net ve
önemli bir bağ olduğu kaçınılmaz bir gerçekliktir. Bütün
bunların ışığında ölüm, ister maddenin döngüsü, isterse
mananın döngüsünde algılansın negatifle ölüm arasındaki
bağın gerçekliğinde, negatifin zerresine bile müsamaha
göstermeyen belli bir ruhsal savaşın içinde olmak, bir anlamda
ölümün kaldırılması anlamına gelmiş olacaktır. En azından
bu düşüncede gerçekleşecek olan savaşımın sonu varlığın
bütünün sağlığı ve esenliği anlamına gelmiş olacaktır. Ve
insan o zaman ruh ve madde olan her iki yanını da kendi varlığında
eşitlemiş ve dengelemiş olarak böylesi muhteşem bir kainat
sisteminin muhteşem yaratılmışlığına en üst örnek olarak
varlığını sürdürecek ve Yaratana gerçek anlamda suret olabilme
ayrıcalığını edinmiş olabilecektir. Bu da sonsuz yaşam
dediğimiz gerçeğe doğru bir hareketlilik demektir. ”.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder