Basitte İşlerlik
Karmaşık
görünümler arkasında bazen çok basit ve küçük gerçekler vardır.. Ve bu temel
gerçekler üzerindeki en ufak değişimler farkında ya da değil büyük değişimlere
kapı açar. Ve evrenin içinde keşfedilmiş ya da henüz keşfedilmemiş bir çok
görünen sistemler de oldukça karmaşıktır. Birbirine girift görünür. Ama bu
görünendir. Görünenin arkasında özellikle görünmeyen olduğu kaçınılmaz bir
gerçekliktir. Bu var olan ve üstle açıkladığımız merkezi idari noktada aslında
hep basit ve küçük temel prensiplerin işlerliği vardır. Dolayısı ile bu
bilinçle bakılmak kaydıyla bir anlamda, "insan olmanın o dayanılmaz
hafifliğinin" algılanmaya başlandığı noktada yine bu basit ve küçük
gerçeklerin keşfedildiği noktadır. Çünkü insanı insan yapan da ve çoğu zaman
insanı insan yapan değerlerin ötesinde insanı insanlıktan çıkaran da hep o
küçük ve basit temel prensiplerin tam olarak içeriği ile anlaşılıp
anlaşılamamasındandır. Bu basit ve küçük prensipler, aslında merkezi yaşam
sistemleri olması hasebiyle aslında hep bizden üstte bir yerlerdedir. Ve bize
iz düşümü sınırlı algı ve madde sistemimiz içinde sadece zorluk ve karmaşadır.
Ve elbette dönüştürmek istediklerimiz, değiştirmek istediklerimiz hep bu zor ve
karmaşık izdüşümlerine çarpar durur. Oysa bütün varlığımızın idaresi, o bizde
ama bizden öte olan görünmeyen üsttedir. Ve orası aslında bize göre hem çok
uzaktır hem yakındır. Gerçekte ise acılar yolu ötesinde ve mana yolu içindedir.
Bir başka deyişle eğer biraz manaya
uyandırılmış bir yürek varsa bu merkezi sistem, bu basitte işlerlik, bir manevi
uzanmalık yerdedir. Sorun manevi uzanmayı bilme sorunudur. Uzanmayı bilme fizik
yapı içinde planlı, ama fizik ötesinde ise o üsttün işleyişinde olmanın
bilincinde plansızlıktadır. Yani bu bilinç, düzensizlikte düzen bilincidir.
Alt, yani fizik zor ve karmaşıkken fiziğin üstündeki sınırsızlıkta görünmeyen
alan aslında oldukça basit ve nettir. Bunun için esas olan, bu basitteki
işlerliğin, karmaşıktaki işlerliğe hükmettiği bilincini keşfetmektir. Bu bilincin
farkındalığında altın belli bir düzen içindeki düzensizliği, üstün düzensizlik
içindeki düzenidir. Yani bizlerin yaşamları hep kendimizce yapılan planlarda,
belli programlarda, yapma ya da yapmamalarda yön kazanır ve düzen yine de bize
düzensizliği, bizim bizi ıslahımız bir anlamda kaosu getirir. Ama üstün gücünde
bu tam tersidir. Yani üsttün bize göre kendince işleyen bir plansızlığı ve
programsızlığı vardır. Ve bu aslında bize göre kaostur. Ama kaos bu görünmeyen
plansızlık içinde birden bir plan, bir ıslah çıkarır. Ve böylelikle
beklentilerin bize set çeken sınırlayıcılığı, basitin işlerliğinde yani kaosun
ıslaha olan çağrısında sınırsızlığı çeker. Bu nedenle kutsal yazılarda kutsal
Ruh, aslında yel ile açıklanır. Çünkü "yel dilediği yerde eser, sesi
işitilir ama nereden gelip nereye gittiği bilinmez". Yani gerçek yukarıdan
olan, aslında maddede planlı ama manada ne kadar plansızsa o kadar üstle altı
yaklaştırandır. Çünkü görünen varlığın görünmeyen arka planı basittir. O zaman basitte işlerlik bir
anlamda Ruh'un ve dolayısı ile Ruh'un işleyişindeki yüreğin manada plansızlığı
ve programsızlığıdır. Ve Ruh'tan doğmak böylesi bir özgür ruhla Ruh'a
kavuşmaktır. Bunda içte ıslah dışta ise var olan kaosu görme gelişir. Ve ruhta
kaos ıslahını bulurken bu buluş maddedeki kaosu ıslah edebilecek bir olgunluğu
açığa çıkarır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder