23 Mayıs 2013 Perşembe

BASİTTE İŞLERLİK


                                                                Basitte İşlerlik
            Karmaşık görünümler arkasında bazen çok basit ve küçük gerçekler vardır.. Ve bu temel gerçekler üzerindeki en ufak değişimler farkında ya da değil büyük değişimlere kapı açar. Ve evrenin içinde keşfedilmiş ya da henüz keşfedilmemiş bir çok görünen sistemler de oldukça karmaşıktır. Birbirine girift görünür. Ama bu görünendir. Görünenin arkasında özellikle görünmeyen olduğu kaçınılmaz bir gerçekliktir. Bu var olan ve üstle açıkladığımız merkezi idari noktada aslında hep basit ve küçük temel prensiplerin işlerliği vardır. Dolayısı ile bu bilinçle bakılmak kaydıyla bir anlamda, "insan olmanın o dayanılmaz hafifliğinin" algılanmaya başlandığı noktada yine bu basit ve küçük gerçeklerin keşfedildiği noktadır. Çünkü insanı insan yapan da ve çoğu zaman insanı insan yapan değerlerin ötesinde insanı insanlıktan çıkaran da hep o küçük ve basit temel prensiplerin tam olarak içeriği ile anlaşılıp anlaşılamamasındandır. Bu basit ve küçük prensipler, aslında merkezi yaşam sistemleri olması hasebiyle aslında hep bizden üstte bir yerlerdedir. Ve bize iz düşümü sınırlı algı ve madde sistemimiz içinde sadece zorluk ve karmaşadır. Ve elbette dönüştürmek istediklerimiz, değiştirmek istediklerimiz hep bu zor ve karmaşık izdüşümlerine çarpar durur. Oysa bütün varlığımızın idaresi, o bizde ama bizden öte olan görünmeyen üsttedir. Ve orası aslında bize göre hem çok uzaktır hem yakındır. Gerçekte ise acılar yolu ötesinde ve mana yolu içindedir. Bir başka deyişle eğer biraz  manaya uyandırılmış bir yürek varsa bu merkezi sistem, bu basitte işlerlik, bir manevi uzanmalık yerdedir. Sorun manevi uzanmayı bilme sorunudur. Uzanmayı bilme fizik yapı içinde planlı, ama fizik ötesinde ise o üsttün işleyişinde olmanın bilincinde plansızlıktadır. Yani bu bilinç, düzensizlikte düzen bilincidir. Alt, yani fizik zor ve karmaşıkken fiziğin üstündeki sınırsızlıkta görünmeyen alan aslında oldukça basit ve nettir. Bunun için esas olan, bu basitteki işlerliğin, karmaşıktaki işlerliğe hükmettiği bilincini keşfetmektir. Bu bilincin farkındalığında altın belli bir düzen içindeki düzensizliği, üstün düzensizlik içindeki düzenidir. Yani bizlerin yaşamları hep kendimizce yapılan planlarda, belli programlarda, yapma ya da yapmamalarda yön kazanır ve düzen yine de bize düzensizliği, bizim bizi ıslahımız bir anlamda kaosu getirir. Ama üstün gücünde bu tam tersidir. Yani üsttün bize göre kendince işleyen bir plansızlığı ve programsızlığı vardır. Ve bu aslında bize göre kaostur. Ama kaos bu görünmeyen plansızlık içinde birden bir plan, bir ıslah çıkarır. Ve böylelikle beklentilerin bize set çeken sınırlayıcılığı, basitin işlerliğinde yani kaosun ıslaha olan çağrısında sınırsızlığı çeker. Bu nedenle kutsal yazılarda kutsal Ruh, aslında yel ile açıklanır. Çünkü "yel dilediği yerde eser, sesi işitilir ama nereden gelip nereye gittiği bilinmez". Yani gerçek yukarıdan olan, aslında maddede planlı ama manada ne kadar plansızsa o kadar üstle altı yaklaştırandır. Çünkü görünen varlığın görünmeyen arka planı  basittir. O zaman basitte işlerlik bir anlamda Ruh'un ve dolayısı ile Ruh'un işleyişindeki yüreğin manada plansızlığı ve programsızlığıdır. Ve Ruh'tan doğmak böylesi bir özgür ruhla Ruh'a kavuşmaktır. Bunda içte ıslah dışta ise var olan kaosu görme gelişir. Ve ruhta kaos ıslahını bulurken bu buluş maddedeki kaosu ıslah edebilecek bir olgunluğu açığa çıkarır. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder